Summary
Gerçeklik ile düş arasındaki sınırlar, insan zihninin bastırdığı hatıralar, ikilik (aydınlık-karanlık) ve öz benliğe ulaşma yolculuğu.
Genç bir yazar olan Derin, yıllardır aynı rüyayı görmektedir: Ay’ın yüzeyine benzeyen ıssız bir manzara, karşısında kendi gibi görünen ama ismini bilmediği biriyle konuşması… Bir gün bu rüyadan uyanamaz ve kendini ayın karanlık yüzüyle özdeşleşmiş bir dünyada bulur. Bu dünya, onun bilinçaltının haritasıdır. Burada zaman kıvrılır, insanlar maskeyle yaşar, isimler kayıptır ve herkes gölgelerle konuşur. Derin, gerçek dünyaya dönebilmek için kendi geçmişiyle, korkularıyla ve unuttuğu benliğiyle yüzleşmek zorundadır. Her bölüm, onun bu içsel yolculuğundaki bir durağı anlatır.